Studio Ossidiana'dan Yüzen Pavilyon



Rotterdam merkezli tasarım ofisi Studio Ossidiana tarafından dairesel üç formun bir araya gelmesiyle tasarlanan Art Pavilion M. ziyarete açıldı. Hollanda Almere’de hayat bulan pastel pembe tonundaki sanat pavilyonu, multimedya müzesi, performans alanı, gözlemevi gibi farklı işlevlerinin yanı sıra aynı zamanda yenilikçi bir "land art" örneği.


Flevoland topraklarında bulunan deniz kabukları, midye, kil ve odun kömürü kullanılarak özel olarak tasarlanmış pembe renkli bir terrazzodan yapılan “liman” en büyük halkayı oluşturuyor. Sanat eserlerini sergilemek, sahnede gerçekleşecek müzik performanslarının keyfini çıkarmak veya göldeki kuşları izlemek için bir alan haline getirilen halka, aynı zamanda gerçek bir liman görevi görmekte; mavnalar yanaşabilir ve ziyaretçiler kanolarıyla gelebilirler.



Liman içinde yer alan “sahne”, performanslar, konserler ve açık hava sergileri için bir açık hava terası işlevi gören, kuvvetli rüzgârlarda yüzen bir platform gibi sürüklenecek bir ada. Enstalasyonun ana gövdesi olan “gözlemevi” ise kapalı iki sergi alanını barındıran silindirik bir hacim olarak tasarlanmış. Terrazzo bir platform üzerine inşa edilen gözlemevi, hafif polikarbon cepheye ve iç mekânı saran soluk mavimsi gri bir perdeye sahip. Polikarbon filtrelerden oluşan silindirik cephesi suyun ve yeşilliklerin tonlarını yansıtırken, cephedeki açıklıklardan yansıyan ziyaretçilerin siluetleri, dışarıdan geçenler için sanatsal bir gösteri yaratıyor. Pavilyonun içinde ayrıca mutfak, depo, ofis ve bilet alanları da bulunuyor.


Studio Ossidiana'nın kurucu ortakları Alessandra Covini ve Giovanni projeyle ilgili Wallpaper'a şöyle diyor: “Enstalasyonu su üzerinde sergileme, etkileşim ve performans gösterme, sanat için bir liman olarak çalışmak için olanaklar sunabilecek bir mekan ve aynı zamanda gerçek anlamda bir liman olarak düşündük.”



Studio Ossidiana, 2015 yılında Alessandra Covini ve Giovanni Bellotti tarafından kurulan mimarlık, tasarım ve araştırma alanlarında ödüllü bir stüdyo. Oyun, dokunsallık ve kapsayıcılık, stüdyonun projelerinde önemli bir rol oynuyor; hikâyeler anlatılıyor ve nesneler, aksiyon, keşif ve merak uyandıran malzemeler ve mekânlar aracılığıyla hayata geçiriliyor. Birden fazla ölçekte çalışan stüdyo, mimari, tasarım, sanat, peyzaj ve kentsel stratejiler arasındaki sınırı bulanıklaştırıyor. Rotterdam merkezli stüdyo aynı zamanda 2021 yılında 5. İstanbul Tasarım Bienali kapsamında Marmara Denizi’nde yüzen bir bahçe tasarlamıştı.



Mercado Logo