top of page

Aksel Ceylan'ın Seçtiği 3 Marka Kimliği Tasarımı


&Walsh, Jessica Walsh

Multidisipliner grafik tasarımcı Aksel Ceylan, son dönemde kendisine ilham veren 3 marka kimliği tasarımını Mercado okuyucularıyla paylaştı.

 

&Walsh, Jessica Walsh


“İlk seçimim Jessica Walsh’ın kurduğu tasarım ofisi olan ‘&Walsh’ın kurumsal kimliği. Yaşayan grafik tasarım ‘tanrılarından’ Stefan Sagmeister ile olan ortaklığı Sagmeister&Walsh’tan ayrıldıktan sonra Jessica Walsh’ın nasıl bir isim ve görsel dil seçeceğini birçok insan gibi ben de çok merak ediyordum. Böylesine bir efsanenin yanından ayrıldıktan sonra, Jessica Walsh bile olsanız bazı şeyleri tekrar kanıtlamanız gereken bir mücadeleye girmiş oluyorsunuz. Sagmeister&Walsh’un &Walsh’unu deyim yerindeyse o isimden söküp almak tek başına bile bir meydan okuma. İsmi zaten büyük bir marka, bununla birlikte ampersand (&) sembolünü de sahiplenmek ise başka bir zeka. Görsel olarak ampersandı merkeze alması ve birbirinden farklı avangard ampersandlar üretip çok sesliliği vurgulaması güzel, ama asıl etkileyici olan ‘&’ın anlamsal olarak bize hiçbir şey söylemeden verdiği yüksek sesli mesajlar. Yanına geldiği her markayı ve her kişiyi ‘…..&Walsh’ olarak sadece yazı ile bile markalayabilmesi. Müthiş gerçekten.”


Amerikalı tasarımcı, sanat yönetmeni, illüstratör ve eğitimci Jessica Walsh, NYC merkezli yaratıcı ajans ve tasarım firması &Walsh'ın kurucusu ve kreatif direktörüdür. Forbes "30 under 30" ve ADC's "Young Guns" da dahil olmak üzere birçok prestijli ödül alan Walsh, aynı zamanda aralarında Type Director's Club, Art Director's Club, SPD, Print, New York Festivals, D&AD, TDC Tokyo ve Graphis'in de bulunduğu birçok büyük tasarım yarışmasında sayısız ödül kazandı. Çalışmaları çok sayıda kitap ve dergide yer aldı ve uluslararası galeri ve müzelerde sergilendi.



 

OMNY, Pentagram


“İkinci seçtiğim marka kimliği, dünyada en sevdiğim tasarım ofislerinden olan Pentagram’ın New York metrosunun temassız ödeme sistemi için hazırladığı OMNY. İnternette denk geldiğim değil, neredeyse her gün metroyu kullandığım için gündelik hayatta hep karşılaştığım bir görsel kimlik OMNY. İlk bakışta haddinden fazla basit gözüküyor ancak aslında çok güçlü bir iletişim dili var. ‘Temassız’ ödeme sistemini, tipografisinin içerisinden boşluklar geçen ‘temassız’ denebilecek bir font seti oluşturarak anlatmak çok minimal ama kendinden çok emin bir fikir. Bu font setini New York metro sisteminin çok uzun yıllardır alametifarikası olan Helvetica’yı temel alıp yarattıysanız, sağlam bir de görsel bağ kurmuş oluyorsunuz. Üstelik bu öylesine kendine has bir markalama ki, içerisinden çizgi geçirdiğiniz her yazı, her çizim, hatta her form size ait olabiliyor, çok zekice. Bu arada ‘OMNY’ ismini bulan da Pentagram ekibi; dolayısıyla yalnızca görsel değil, metinsel ve stratejik olarak da bütünleşik bir markalama yaratmışlar. Her gün görsem de sıkılmadığım bir görsel kimlik.”


OMNY, şu anda New York metropol bölgesinde toplu taşımada kullanılmak üzere uygulanan temassız bir ücret ödeme sistemidir. İsim, tek bir merkezi ve kesintisiz ödeme sistemiyle dolaşmanın bir yolu olarak şehri ve OMNY'yi birbirine bağlayan temel bir hizmet olarak ulaşıma atıfta bulunan One Metro New York'un kısaltmasıdır. OMNY, aynı zamanda "her şey" veya "her şeyden" anlamına gelen ‘omni’ ön ekine dayanıyor. Sistem, önümüzdeki birkaç yıl içinde banliyö demiryolu da dahil olmak üzere tüm MTA ağlarında aşamalı olarak uygulanmadan önce belirli otobüs ve metro hatlarında kullanıma sunulacak.


 


İzlanda Futbol Takımı Görsel kimliği, Brandenburg


“Son seçtigim marka kimliği ise İzlanda futbol takımının yenilenmiş görsel kimliği. İzlandalı bir tasarım ofisi olan Brandenburg tarafından hazırlanmış. Beni bu kadar etkilemesinin ana sebebi, ‘ghost’ bir iş kadar fantastik gözükmesine rağmen gerçek olması. İzlanda folklorunde, mitolojik dört koruyucu ruhtan bahsedilirmiş; boğa, kartal, ejderha ve dev. Bilirsiniz futbolda kulüpler neredeyse her zaman tek bir maskot seçerler, bu maskot da çoğunlukla bir hayvan olur. İzlanda futbol takımı için yaratılan bu amblemde ise bir değil tam dört ‘canavar’, agresif denebilecek sivri bir grafik dille kullanılıyor. Mavi rengin tonu zaten kendi başına bile çok etkileyici. Bir de üzerine İzlanda tarihinden ahşap oyma harflerin modernleştirilmiş halinden oluşturulan bir font yaratılınca ortaya fantastik bir iş çıkmış.”


Brandenburg, 2012 yılında kurulmuş İzlanda merkezli bir tasarım ve reklam ajansıdır. Yaratıcı fikirler ve tasarım ilk günden beri işlerinin merkezinde yer alan ve markalara ihtiyaç duydukları hizmeti veren ofis Domino's Pizza, Nova, Orkusalan ve Mercedes-Benz gibi hem yerel hem de global birçok marka ile iş birliği yaptı.



 

Aksel Ceylan, New York'ta yaşayan multidisipliner bir grafik tasarımcıdır. Floransa'da Accademia Italiana'da kısa süreli bir Grafik Tasarım eğitimi aldıktan sonra Marmara Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümü'nden mezun oldu. 2010 yılından itibaren Manajans JWT, Publicis Istanbul, Alametifarika ve C-Section gibi hem yerel, hem network ajanslarda çalıştı ve ürettiği işlerle Türkiye'de ve dünyada 70'ten fazla ödüle layık görüldü. 2018 yılında Pepsi, Reebok ve Gucci gibi dünyaca ünlü markaların kurumsal kimliklerini tasarlamış olan Peter Arnell'den iş teklifi alıp New York'a yerleşti.


Çalışmalarını Amerika'da sürdüren Aksel Ceylan, Kaan Duygu ile birlikte kurduğu tasarım ofisi Artı Stüdyo'da kreatif direktör olarak hem Türkiye'deki hem de Amerika'daki müşterilerine hizmet veriyor. Bunun yanında tipografiye ve illüstrasyona olan ilgisiyle farklı disiplinlerde de işler ve içerikler üretmeye devam ediyor.


Comments


bottom of page