top of page

Valentina Ciuffi | Studio Vedèt Kurucusu & Alcova Kurucu Ortağı

Valentina Ciuffi
Valentina Ciuffi

Yaratıcı yönetmen ve küratör Valentina Ciuffi, fikirler, disiplinler ve coğrafyalar arasında özgürce dolaşan bir pratikle üretim yapıyor. Studio Vedèt’nin kurucusu ve tasarım platformu Alcova’nın kurucu ortaklarından biri olarak Ciuffi’nin çalışmaları; branding, strateji, görsel kültür ve çağdaş tasarım söyleminin kesişim noktasında konumlanıyor. Doğrusal bir kariyer yolunu takip etmek yerine, Ciuffi’nin yolculuğu merak, araştırma ve dönüşüme açık olma haliyle şekilleniyor.

Röportaj: Tuna Mert Topuz


Alcova
Alcova

Valentina Ciuffi kimdir? Kısaca kendinden bahsedebilir misin? 

Yaratıcı yönetmen ve küratör olarak; branding, strateji, görsel kimlikler ve dijital projeler alanlarında farklı ölçeklerdeki markalarla çalışan Studio Vedèt’nin kurucusu ve tasarım platformu Alcova’nın da kurucu ortaklarından biriyim. Genel olarak inanılmaz derecede meraklıyım; yorulmak bilmeyen bir gezgin, yeniliğe ve bilgiye her zaman aç biriyim. Benim yolculuğum doğrusal olmadı; pek çok sınıf arkadaşımın aksine, üniversiteye başlarken ne olmak istediğimi bilmiyordum.


1990’larda Umberto Eco’nun Bologna’da kurduğu, kontenjanı sınırlı olan Bologna Devlet Üniversitesi İletişim Bilimleri bölümüne kabul edilme şansını yakaladım. Mimarlık ve sanat semiyotiği üzerine mezun oldum ve bu iki alanın yanı sıra tasarım üzerine de bir gazeteci olarak yazmaya başladım. Pek çok yayın için gazeteci olarak çalıştım; ardından mimar Stefano Boeri ve daha sonra parlak grafik tasarımcı Mario Piazza’nın yönetiminde, Abitare tasarım dergisinin yayın ekibinde yedi yıl geçirdim. Yayıncılığın — en azından İtalya’da — giderek daha net bir şekilde çöküş sinyalleri verdiği yıllarda, bağımsız çalışmaya geçme kararını aldım; önce Studio Vedèt ile, kısa bir süre sonra da Alcova ile.


NOMAD
NOMAD

Çalışmaların yaratıcı yönetmenlik, grafik tasarım ve iletişim arasında konumlanıyor. Studio Vedèt’i kurmaya seni ne yönlendirdi?

Yazmayı her zaman çok sevdim ve gazetecilik, seyahat etme ve bilgiye duyduğum açlığı fazlasıyla besliyordu. Gazetecilik yıllarım boyunca pek çok önemli insanla tanıştım ve gelecekteki kariyerim için kritik bir rol oynayan güçlü bir profesyonel network oluşturdum. Biraz alışılmadık bir gazeteciydim; Bjarke Ingels’in Abitare için hazırlanan monografisi üzerinde çalıştığım ve onu bir yıl boyunca yakından takip ettiğim dönemde, bana sık sık şakayla karışık olarak tanıdığı en “tuhaf” gazetecilerden biri olduğumu söylerdi. Muhtemelen, soru sorma ve başkalarının işlerini anlatmalarını isteme arzumun ötesinde, daha sonra gerçekten bir dosta dönüşen bu ilişkimizde, kendi başıma bir şey yaratma konusundaki huzursuz dürtümü fark etmişti.


Studio Vedèt, sahip olduğum beceri setine geri dönmemle ortaya çıktı. Üzerine eğitim aldığım semiyotik, son derece etkili ve özel bir analiz aracı. Metinlerden yola çıkarak sanat, mimarlık ve tasarıma uzanan dünyayı dikey bir şekilde analiz ettiğinizde, iletişimi çok daha güçlü kılacak araçlara ulaşmak mümkün. Elbette her zaman, üzerine çalışılan alana dair derin bir bilgi birikimiyle donanmış olmak şartıyla.


Tasarım gazeteciliği yaptığım uzun yılların ardından, sadece sektördeki insanları tanımakla kalmamış; ürünleri ve objeleri olduğu kadar, festivalleri ve fuarları da çok yakından gözlemlemiştim. Röportaj yaptığım ya da gazeteci olarak tanıştığım pek çok kişi için iletişim alanında stratejist ve kreatif olarak çalışmaya başlayabilecek kadar geniş bir donanıma; aynı zamanda sergi ve etkinlikler kürate edebilecek bilgiye sahiptim. Ekibi, en başından itibaren son derece yetenekli grafik tasarımcılar, çok iyi yazılımcılar (Vedèt yoğun biçimde web projeleri de üretiyor) ve benim gibi metin yazarlarıyla iş birliği yaparak kurdum. Vedèt, kısa sürede tasarım dünyasında sağlam bir yer edindi ve zamanla yaratıcı üretimini pek çok farklı alana taşıdı. Bugün hâlâ tasarım ve mimarlık alanında birçok müşterimiz var; bunun yanı sıra sanat, moda, hospitality ve beauty alanlarında da çalışmalar yürütüyoruz.



Studio Vedèt'i kurarken başlangıçtaki vizyonunuz neydi?

Bu zor bir soru. 2016’dan bu yana tasarım ve sanat alanında o kadar çok proje üzerinde çalıştık ki tek bir dönüm noktasına işaret etmek güç. Her proje kendi meydan okumalarını beraberinde getirdi; buna karşılık yeni fırsatlar, yeni bağlantılar ve bir sonraki aynı derecede karmaşık, aynı ölçüde ilgi çekici ve yeni ilişkiler için verimli projelerin kapısını araladı.


Bu soruya belki de Vedèt ile çalışanlar için ne tür fırsatlar sunduğumuzu anlatarak yanıt verebilirim; özellikle tasarım alanında ve bilhassa bu dünyaya ilk kez adım atan yeni stüdyolar, tasarımcılar ya da kurumlar için ya da uzun süredir bu alanın parçası olup kimliğini doğru şekilde ifade edecek iletişim becerilerinden yoksun olanlar için. Şunu söyleyebilirim ki, bu alanda kendinize bir yer açmak söz konusu olduğunda, stüdyomuzun oldukça özgün bir değeri var: Elbette grafik tasarımcılar ve web geliştiricileriyiz; ancak aynı zamanda kendi projelerimizin yanı sıra, uluslararası ölçekte tanınan galeriler ve kurumlar için de küratörlük yapan, prodüksiyon üstlenen ve kültürel etkinlikler için strateji geliştiren bir ekibiz.

Gazetecilik yapmış olmamız ve son derece yoğun bir ilişki ağına sahip olmamız da bu yapının önemli bir parçası. Biz bir PR ajansı değiliz; ancak bu alanda bir kimlik inşa etmek üzere bize gelen herkes için, kapsamlı ve güçlü bir konumlandırma sunan bütüncül bir danışmanlık yaklaşımı vadederiz.


Delvis Unlimited
Delvis Unlimited

Sanat ve tasarım alanında müşterilerle çalışmak şüphesiz kendine özgü bir deneyim. Karşılaştığın bir zorluğu ve bunun nasıl bir fırsata dönüştüğünü paylaşabilir misin?

Aynı zamanda bir küratör ve kültürel etkinlikler üreten biri olduğum için, bu tür projeler üzerinde çalışmak benim ve ekibim için son derece doğal ve besleyici. En başından itibaren Nomad’ın kimliğini oluşturduk; Desert X sanat festivaliyle, Brompton Design District ile çalıştık; UNA–UNLESS ajansıyla ise hem kültürel açıdan güçlü hem de çevresel olarak anlamlı projeler geliştiriyoruz.


Buna karşılık, ne kendi adıma ne de ekibime “birinci sınıf” ve “ikinci sınıf” projeler ayrımı yapmayı seviyorum, bunu aktarmak da istemiyorum. Semiyotiğin öğrettiği gibi, iletişimin etkinliği bizim her alandaki temel hedefimiz. İster kültürel ister ticari olsun, bu yaklaşımı tüm işlerimizde gözetiyoruz. Kendi ürettiğimiz ya da tüm sürecini yönettiğimiz (sadece grafik tasarımcı olarak değil, etkinliğin genel yönetmeni olarak da içinde yer aldığımız) projeler elbette daha hızlı ve akışkan ilerleyebiliyor; ancak ticari olsun olmasın, her proje bizim için başlı başına ilgi çekici bir meydan okuma. Her birine aynı özenle yaklaşıyor; dünya ile en doğru şekilde buluşacak görsel kimliği ve iletişim stratejisini oluşturmadan önce derinlemesine analiz etmeye aynı kararlılıkla odaklanıyoruz.


Kültürel bir etkinlik için görsel kimlik kurgularkenki yaklaşımınız ile ticari bir marka için çalışırken arasında nasıl farklar var?

Bu da karmaşık bir soru çünkü üstlendiğimiz her projenin, tasarımdan oldukça uzak alanlara ait olsa bile, bizi temsil ettiğine gerçekten inanıyorum. Örnek vermem gerekirse, yeni nesil tasarım galerisi projesi Delvis Unlimited için tam anlamıyla uçtan uca bir danışmanlık yürüttük: küratörlük yaptık, yetenek keşfi üstlendik, uluslararası etkinlikler için strateji geliştirdik (ana mekânları artık Milano’da), kimliklerini ve web sitelerini yeniden tasarladık, storytelling’lerini ve sosyal medya dilini kurguladık; fotoğraf kampanyaları ve genel görsel üretim süreçlerini yürüttük. Son Milano Tasarım Haftası’ndan bu yana geçen bir yıldan kısa sürede, onları uluslararası tasarım haritasında güçlü bir şekilde konumlandırmayı başardığımıza inanıyorum.


Bir diğer gurur duyduğumuz örnek ise, UNA–UNLESS küratörlüğünde hayata geçen ve son Venedik Bienali’nde ilk kez izleyiciyle buluşan Voice of Common projesi. Bu projede, görsel kimliğin ötesine geçerek, UNA–UNLESS’in küresel müşterekler üzerine yürüttüğü kapsamlı araştırmayı farklı içerik katmanlarıyla barındıran ve erişilebilir kılan oldukça gelişmiş bir dijital platform tasarladık. Uzun yıllardır kendileriyle büyük bir memnuniyetle çalışıyor, çevresel alandaki etkili çalışmalarını desteklemeyi sürdürüyoruz.


Desert X
Desert X

Güncel projeleriniz arasında, hangisinin Studio Vedèt’nin tasarım ve hikâye anlatımına yaklaşımını en iyi yansıttığını düşünüyorsunuz?

Nomad festivaliyle, ilk edisyonundan bu yana birlikte çalışıyoruz. Geçtiğimiz yılki meydan okuma ise festivali Abu Dabi gibi yeni destinasyonlara taşımak oldu; kısa süre önce büyük bir başarıyla tamamlanan bu edisyonun ardından, gelecek haziranda Hamptons’ta gerçekleşecek buluşma için de yeni bir iletişim kampanyası hazırlıyoruz. Koozarch gibi platformlarda ise yalnızca kimlik tasarımıyla sınırlı kalmıyor; giderek daha güçlü ve etkili bir çevrimiçi bilgi platformuna dönüşen yapının evrimini de destekliyor ve bu sürece eşlik ediyoruz. Tasarım dünyasıyla iç içe, aynı zamanda modayla da kesişen projelerde; Older stüdyosu ile ve kısa süre önce Milano’da yeni mekânını açan The Great Design Disaster ile verimli iş birliklerimizi sürdürüyoruz. Hospitality ve yiyecek-içecek alanları da keyifle ve rahatlıkla hareket ettiğimiz diğer sektörler arasında. Yolculuğumuza Milano’nun tarihi mekânlarından Bar Basso’nun görsel kimliğiyle başladık; bugün ise kentimizde yakın zamanda açılan Vasiliki Kantina ya da New York’ta, Objects of Common Interest tarafından tasarlanan ve kısa süre önce kapılarını açan Greenburg Café gibi çağdaş gastronomi projelerine destek veriyoruz.


Milan Design Week’in en etkili ve alışılmışın dışında platformlarından biri hâline gelen Alcova’nın kurucularındansın. Alcova fikri nasıl ortaya çıktı?

Alcova fikri, 2017 yılında Eindhoven’da bir barda, Joseph ile yaptığımız uzun bir sohbet sırasında ortaya çıktı. Konu, yaklaşık on yıl önceki “Fuori Salone” ile kıyaslandığında bugün nelerin eksik kaldığıydı. 2000’lerin başında ikimizin de yayıncılık geçmişi vardı ve Milano Tasarım Haftası’nı hem kişisel hem de profesyonel anlamda büyük bir ilgiyle takip ediyorduk.


2017’ye gelindiğinde, bağımsız tasarımcıların—ki birçoğu yakın arkadaşlarımızdı—etkinliklerle giderek daha da dolup taşan ve aynı oranda pahalılaşan bu hafta boyunca işlerini sergileme imkânını kaybettiklerini düşünüyorduk. Ya da belki bu imkân hâlâ vardı; ancak eksik olan, o hafta boyunca kenti dolduran sayısız sektör profesyoneli arasında gerçekten görünür olabilme şansıydı. Alcova, deneysel ve araştırma odaklı tüm bu üretimler için bir platform sundu. Bu farklı pratikler, bizim “şemsiyemiz” altında ve olağanüstü mekânlar içinde bir araya gelerek, birlikte, daha önce görülmemiş ölçüde güçlü ve özgün bir şekilde iletişim kurma fırsatına sahip oldu.



Studio Vedèt, Alcova’nın küratoryal ve iletişim kimliğinin şekillenmesinde kilit bir rol oynuyor. Tasarımcıları davet etmeden önce, bir mekân etrafında nasıl bir anlatı inşa ediyorsunuz?

Studio Vedèt, Alcova’nın en başından bu yana isimlendirme, görsel kimlik, web sitesi, yönlendirme sistemi ve genel olarak tüm grafik ve iletişim süreçleri üzerinde çalışıyor. Stüdyo, etkinliğin küratörleri olarak hem Joseph’e hem de bana yanıt veriyor; her edisyonda, hem gücünü koruyan hem de sürekli güncel kalan bir kimliği sürdürmek ve geliştirmek üzere çalışıyor. Bu kimlik, her seferinde yeni mekânların ya da destinasyonların kendine özgü özellikleriyle diyalog kuracak şekilde evriliyor.

Örneğin, bu günlerde açılan Miami edisyonu için yeni renk paletleri ve ayırt edici tonlar üzerine çalıştık; aynı zamanda, Milano’dan oldukça farklı bir şehir olan Miami’ye daha uygun görsel ritimler yakalamak amacıyla, belgesel nitelikli görseller üzerine özel bir odak geliştirdik. Bu yıl Studio Vedèt’nin Alcova için hayata geçirdiği en önemli projelerden biri ise, web varlığımızı önemli ölçüde güçlendiren ve yakın zamanda yeni özelliklerle zenginleştirilecek olan tamamen yenilenmiş çevrimiçi platformun tasarımı ve geliştirilmesi oldu.


Voice of Commons
Voice of Commons


Alcova, Milano’da deneysel bir platform olarak başlayıp bugün uluslararası bir referans noktasına dönüştü. Sizce Alcova’yı günümüz tasarım topluluğu için bu kadar güçlü ve karşılık bulan bir yapı hâline getiren şey ne?

Alcova, birkaç yıl önce Milano sınırlarını aşmıştı. Bugün Miami’de üçüncü edisyonumuzu gerçekleştiriyoruz; bunun yanında farklı destinasyonlar ve formatlar üzerine de düşünmeye ve araştırmaya devam ediyoruz. Son iki yıldır Frankfurt’taki Heimtextil Fuarı’nda danışman olarak yer alıyor ve deneysel ve araştırma odaklı alanlarının büyük bir bölümünün küratörlüğünü üstleniyoruz.

Gücümüzün, diğer pek çok unsurun yanında, tasarımın bugün aldığı yönlere—ve gelecekte alabileceği rotalara—oldukça isabetli bir kesit sunabilmemizden kaynaklandığına inanıyorum. Joseph ve benim tasarım dünyasında güçlü ve çoğu zaman birbirini tamamlayan ağlarımız var; bu ekosistemi, hem sektör profesyonelleri hem de geniş bir izleyici kitlesiyle güçlü bir bağ kuran deneyimler aracılığıyla etkili bir şekilde temsil edebildiğimizi düşünüyorum.


Gelecek için heyecanlı mısın? Ne tür planlar var aklında?

O kadar çok plan var ki… Alcova cephesinde, kapıdaki Miami edisyonunun yanı sıra, Villa Pestarini gibi daha önce kullanılmamış ve benzersiz mekânlarda gerçekleşecek bir sonraki Milano edisyonu bizi bekliyor. Vedèt içinse, farklı sektörlere yayılan pek çok uluslararası proje söz konusu. Hindistan ve Amerika Birleşik Devletleri’nde yoğun şekilde çalışıyoruz; üstelik Türkiye’de de yeni ve heyecan verici iş birlikleri kurmaya başlıyoruz. Farklı yaklaşımlar ve kültürler her zaman bizi kendine çekiyor.


Ocak ayıyla birlikte stüdyo için her zamanki gibi yoğun bir dönem başlıyor: Salone kapsamında hayata geçecek pek çok projenin kimlik çalışmaları üzerinde çalışıyor, galerilerde sergiler küratörlüğünü üstleniyor ve tasarım dünyasının hem yükselen hem de yerleşik isimleri için web sitelerini yayına alıyoruz. Yılın ilerleyen dönemlerinde de kolları sıvamamız gerekeceğini şimdiden biliyoruz; ama işimizi seviyoruz—ve adrenalini yüksek tutmayı da!

 
 

DERGİLERİ VE DAHA FAZLASINI KEŞFEDİN

Mercado Logo Siyah.png

HAFTALIK TAZE İLHAM BÜLTENİMİZE ULAŞIN

  • Instagram
  • Siyah LinkedIn Simge
  • Siyah Spotify Simgesi
  • Pinterest
  • YouTube

©2021 Mercado'da yayınlanan içeriklerin her hakkı saklıdır.

bottom of page