Geleceğin Suda Çözünebilen Kıyafetleriyle Tanışın




Sürdürülebilir tasarım üzerine çalışan birçok tasarımcı atıkların yeniden kullanımı noktasında alternatif tasarımlar üretiyor. Dünyamızı en çok kirleten ikinci endüstri olan moda sektörü de atık kıyafetler için çözüm arayışını sürdürüyor. Peki ya çözüm eskiyen kıyafetlerle alternatif materyaller üretmek yerine sadece ayrıştırmak ve doğaya geri döndürmekse?


Londra’nın ünlü tasarım okulu Central Saint Martins’den geçtiğimiz yıl mezun olan tasarımcı Scarlett Yang, mezuniyet projesi için tam da bu fikirden yola çıkıyor. Yang, ipek koza proteini ve yosun özünden yapılmış heykelsi bir elbise tasarlıyor. Biyolojik olarak tamamen parçalanabilir bir tür malzeme üreten genç tasarımcı, henüz konsept düzeyinde olan projenin ilerleyen dönemde moda sektörünü değiştirebileceği görüşünde.



Atmosferdeki nem nedeniyle zamanla değişen, gün boyunca formu değişen biyo-elbise, kullanım bittikten sonra 24 içerisinde çözülebiliyor. Cam gibi görünen bu materyal aslında yosun özü ve ipek koza proteininden yapılıyor. Su, renkli boya ve yosun özünden oluşan bir karışımdan elde edilen biyo-materyal, kurumadan önce sıvı halde 3D baskı teknolojisi ile özel olarak tasarlanan bir kalıba dökülüyor. Son işlem olarak da belirli bölgelere ipek koza proteini uygulanıyor. Bunun en önemli sebebi biyolojik olarak parçalanabilir ve hidrofobik olan bu proteinin, bükülebilen yosun malzemesinin formunu korumasını sağlamak. İpek koza proteini, ipek üretim fabrikalarında atık olarak görülen bir madde olduğu için tasarımıyla ileri dönüşüme de destek oluyor.



Yang’ın tasarımı, biyomalzemelerden üretildiği için 80 santigrat derecede alkali suyla batırıldığında bir saat içerisinde tamamen ayrışıyor. Ancak kıyafetin asıl amacı, yağmurda, nehirde veya denizde doğal olarak bozunarak doğaya geri dönüşünü gerçekleştirmek. Proje aynı zamanda doğal yaşam formlarının güzelliğini sergilemek için hem doğanın hem de teknolojinin güçlerinden yararlanırken aynı zamanda izleyicileri maddi yaşam döngüleri konseptiyle zorluyor ve sürdürülebilirlik için yeni bir yön öneriyor. Birçok tasarımın tek seferlik kullanım için üretilip giyildiği düşünülürse bu tür tasarımlar için büyük miktarda atık tasarrufu sağlayabilir. Sadece moda sektöründe değil birçok endüstriyel tasarımda, iç mekan ürünlerinde hatta ambalaj sektöründe kullanımı ile pozitif bir fark yaratabilir.


Yang gibi yeni nesil tasarımcılar, geleneksel üretim teknikleri ve malzemelerle kapıda bekleyen küresel iklim krizine katkıda bulunan tasarım ve moda sektörünü değiştirmek istiyor. Kaliforniya merkezli Algenesis’in geliştirdiği plastiğin yerine geçebilecek biyolojik olarak parçalanabilen yosun bazlı poliüretan malzemesi, multi-disipliner tasarımcı Charlotte McCurdy 2019’da geliştirdiği biyolojik olarak parçalanabilen malzemeden üretilmiş yarı saydam yağmurluğu… Tüm bu gelişmeler gösteriyor ki biyolojik kökenli ve tamamen çözünebilen malzemeler tasarımın geleceğinde önemli rol oynayacak.