Veri Heykelleri Üçüncü Boyuta Taşınıyor


Beyaz cevher traktografi verileri ile beynin farklı bölgelerini bağlayan akson demetlerinin voksel tekniği ile üç boyutlu görselleştirilmesi / Görsel: Mediated Matter Group



Önü kesilmeyen dijitalleşmenin sanat ve tasarım gibi alanlara etkisini son yıllarda net bir şekilde görebiliyoruz. Teknolojiye en uzak olanlarımız bile Refik Anadol’un parametrik veri heykellerinden ve immersive enstalasyonlarından haberdar. Öyle ki ilk zamanlar ne yaptıklarına dair en ufak fikrimizin olmadığı yeni medya sanatçıları, şimdilerde sanat dünyasının aranan isimleri. Dünyanın diğer ucunda, bir grup araştırmacı Making Data Matter projeleriyle bu işi bir adım öteye taşıyor.


Üç boyutlu veri setlerinin iki boyutlu yöntemler kullanılarak ekranlarda dijital heykellere dönüştürülmesini çoğumuz Refik Anadol ile öğrendik. MIT’den Mediated Matter araştırma ekibi mevcut veri setlerini görsel forma dönüştürmek için daha iyi yollar bulmaya odaklanan Making Data Matter isminde bir proje yönetiyor. Mediated Matter; dijital üretim, malzeme bilimi, bilgisayar-tabanlı tasarım ve sentetik biyoloji gibi konulara odaklanan yenilikçi bir grup. Making Data Matter projesinin başındaki iki önemli isim Christopher Bader ve Dominik Kolb. Projedeki bir diğer önemli isim de Mediated Matter araştırma grubunun kurucusu ve yöneticisi aynı zamanda Netflix Abstract serisinde de bir bölüm belgeseli olan Neri Oxman.


Projenin en önemli noktası bilimsel veri kümelerinin üç boyutlu fizikleştirilmesinde 3B baskı teknolojisinde yeni yöntemlerin geliştirilmesi. Her ne kadar 3B baskı teknolojisi günümüzün en önemli teknolojilerinden biri kabul edilse de temel 3B baskı süreci son 30 yıldır temelde değişmeden kalmıştır. Bunun sebebi de üç boyutlu baskı sürecinde form tanımının doğrudan malzeme ile bağlantılı olmasıdır. Bu araştırma grubu ise gelenekselleşen üç boyutlu baskı yöntemlerinden farklı bir teknikle modeller üretiyor.


Konfokal mikroskobu ile gözlemlenen bir fare biyopsisinin 3B Baskılı görselleştirmesi



Making Data Matter projesindeki modeller, çoklu malzeme tekniğini kullanan üç boyutlu yazıcılar ile voxel printing (voksel baskı) adı verilen bir yöntemle üretiliyor. Bu teknik, birçok malzemenin aynı anda kullanılmasını sağlayan çok-malzemeli 3B yazıcıların kullanılmasına dayanıyor. Modeller, fotopolimer adı verilen ve ışıkla aktive olan reçinelerden üretiliyor. Her model, bir UV lazeri ile her seferinde bir katma inşa edilen ince reçine katmanlarından oluşturuluyor. Renkli modeller için geleneksel 2B baskıyı anımsatan bir teknikle, çeşitli reçine renkleri çeşitli oranlarda birleştirilerek üretiliyor. Değişken şeffaflıkta nesneler oluşturma yeteneği ile bağlantısız nokta bulutu verileri, çizgiler ve eğriler, açık yüzeyler ve hacimsel verilerin fiziksel olarak görüntülenmesine olanak sağlıyor.



Voksel baskıdaki “voksel”, en genel tabiriyle ayrı ayrı adreslenebilir malzeme damlacık konumu olarak tanımlanabilir. Bir başka deyişle: bir voksel, bir pikselin üç boyuttaki eşdeğeridir.



Beynin akson demetlerinin üç boyutlu görsellerinin renk ve şeffaflık kalitesindeki detaylar


Aynı iki boyutlu bir görüntüde daha fazla sayıda pikselin daha ayrıntılı bir görüntü oluşturması gibi, daha fazla voksel ile daha iyi kalitede bir model yazdırılabilir. Araştırmacılar, piyasada bulunan çok-malzemeli 3B yazıcılar üzerinde geliştirilecek voksel tekniğinin, veri görselleştirmede yeni bir çağ başlatacağı görüşünde. (Voksel baskı hakkında detaylı teknik bilgi almak isterseniz, tıklayın.)


Yeni teknikteki ayrıntılar, şeffaflık kalitesi ve sofistike renk kullanımı, güncel olarak kullanılan kristal lazer gravür veya toz bazlı 3B baskı işlemleri gibi görselleştirme yöntemlerini geride bırakıyor. Ortaya çıkan fiziksel ürün de onu sanal gerçeklik ve arıtılmış gerçeklik teknolojilerinden ayrılmasını sağlıyor. Veriler kullanılarak elle tutabildiğimiz ve hissedebildiğimiz gerçek anlamda fiziksel bir ürün ortaya çıkıyor. İşin büyülü kısmı tam da burası: görsel algımızın bir üstüne çıkıp mekânsal algı yeteneğimizi devreye soktuğumuzda bilgiyi daha net algılamaya başlıyoruz.


Telaffuz etmesi zor olsa da “veri fizikselizasyonu” kelimesine alışmaya başlamanızı öneririm. Araştırma grubunun projeye verdiği isim aslında tüm bu sürecin bir özeti: Making Data Matter. Veri setlerini her zamankinden daha doğru ve ilgi çekici bir şekilde fiziki hale getirilmesi, bu araştırmayı özel kılıyor. Çünkü insan, veriyi anlamaya daha önce hiç olmadığı kadar yakın.


Making Data Matter projesi ile üretilen üç boyutlu heykeller

©2020 Studio Mercado Media Inc. All Rights Reserved.

Mercado-Logo-A2.gif
  • Instagram