top of page

Barselona’nın İkonik Tres Xemeneies'i Manifesta 15 İçin Açılıyor



Hollanda merkezli göçebe sanat bienali Manifesta, 8 Eylül-24 Kasım tarihleri arasında Barselona’ya geliyor. 3000 km2'nin üzerinde bir alana yayılan Manifesta'nın 15. edisyonu, Barselona'ya ve daha geniş metropol bölgesine yeni bakış açıları getirmeye hazırlanıyor. Her iki yılda bir farklı bir Avrupa şehrinde konumlanan bienal, “Kentin neye dönüşmesi gerekiyor?” sorusu etrafında mimarlık ve şehirciliği de içeren farklı disiplinler arası yaklaşımları bir araya getiriyor ve dünyaya her iki yılda bir, bir şehrin gözünden bakıyor. Gittiği her şehirde kent mirasını yaratıcılıkla buluşturan Manifesta'nın bu yıl ana mekanlarından biri ise daha önce hiç kamuya açılmamış olan Barselona kıyı şeridinin ikonik simgelerinden Sant Adrià de Besòs'deki Tres Xemeneies (Üç Baca) olacak.

 

Yerel halk tarafından 'İşçilerin Sagrada Familia'sı' olarak adlandırılan Tres Xemeneies, İspanyol metropolünün en önemli endüstriyel miraslarından biri. 1970'lerde bir termik santral kompleksinin parçası olarak inşa edilen yapı, 200 metrelik etkileyici bir yüksekliğe ulaşıyor. Estetik ve çevresel kaygılar nedeniyle yapılan yerel itirazlara rağmen 2011 yılına kadar faaliyette kalıyor. Tesis kapatıldıktan sonra sahibi tarafından yıkılmak istense de bölge halkı tarafından yıkımı önlemek ve tesisi endüstriyel miras olarak korumak için yıllar süren bir mücadele başlıyor. Belediye tarafından miras koruması altına alınan yapı, bölgenin kimliğinin kalıcı bir simgesi olarak ayakta durmaya devam ediyor.

 

2011 yılından bu yana Bacalar halkın erişimine kapalı durumda. Ancak Manifesta ile birlikte ilk kez halkın ziyaretine açık olacak. Bienal, hem içinde hem de çevresinde planlanan bir dizi müdahale ile yapının denizle ve çevresiyle olan karmaşık bağlantısı üzerine yeni bir tartışma başlatmayı vaat ediyor. Manifesta'nın direktörü Hedwig Fijen, “Orayı müzeye dönüştürmeyeceğiz, gerçek bir sergi alanına dönüştürmeyeceğiz. Kendisi zaten başlı başına bir performans ve bir sanat eseri.” diye paylaşıyor ve devam ediyor: “'Yapacağımız şey, insanların vakit geçirip eğitim alabileceği, farklı işlevlere sahip adalar yaratmak. Bar olacak, restoran olacak, mekana mimari ve sanatsal müdahaleler yapılacak.'




30 yıl önce ilk kez Rotterdam’da düzenlenen Manifesta, ev sahibi kentlerdeki topluluklarla diyalog içinde, sanat, mimari ve şehircilik yoluyla Avrupa'daki olumlu sosyal değişimi araştırıp katalizörlük yaparak kültür ve toplum arasındaki ilişkileri yeniden şekillendirmeyi hedefliyor. Fijen, Architectural Record’a yaptığı açıklamada; “Şehirler bizi deney yapmaya davet ediyor, çünkü eğer deney başarılı olursa övgüyü onlar üstlenir, eğer değilse bu bizim başarısızlığımızdır.” diye devam ediyor. Şehirler olimpiyatlara benzer bir sistemle rekabetçi bir süreçte davet ediliyor. Bir adaylık beş önce onaylanıyor ve Manifesta ev sahibi kentte yerel bir ekip kurarak beş yıllık bir ön çalışma programına giriyor. Barselona’nın seçim sürecini ise şu sözlerle anlatıyor: “Barselona'nın o zamanki belediye başkanı Ada Colau, 2018 adaylığında kültürün nasıl merkezden uzaklaştırılabileceğini araştırmak istediğini söyledi. Barselona’da müzelerin çoğu şehir merkezinde ve esasen yıllık 23 milyon turiste hitap ediyor. Bu sınırların dışında bir kültürel ekosistem oluşturmak için neler yapılabilir?” Manifesta 15 işte bu soru etrafında şekilleniyor. (Detaylı okuma için Architectural Record)


Comments


bottom of page