Oleg Tolstoy'un Objektifinden Tokyo'nun Taksileri



İşini yaparken müşterileriyle en çok iletişim kuran mesleklerin başında taksicilik geliyor. Gideceğiniz yerle, geçtiğiniz yollarla, radyodaki haberlerle veya bambaşka bir konuyla ilgili sizinle sohbete başlayan taksicilerle çoğu şehirde karşılaşırsınız. Ancak Tokyo o şehirlerden biri değil. Pek çok konuda kültürleri diğer ülkelerden ayrılan Japonya'nın ve özellikle en büyük metropolü Tokyo'nun taksicilik kültürü de dünyanın geri kalanından oldukça farklı. Taksicilerin yolcularla minimum düzeyde iletişim kurduğu, yolcu mahremiyetine çok önem verdiği, her daim takım elbiseyle resmi bir görünümle işlerini yaptıkları bu kendine has kültür Oleg Tolstoy'u da etkilemiş ve bu fotoğraf serisi ortaya çıkmış.


Sosyal konulara dair belgeselleriyle de tanınan sokak fotoğrafçısı Tolstoy deneyimlerini şöyle anlatıyor: "Seyahat ederken genellikle taksi şoförlerinin keskin konuşmacılar olduğunu görürsünüz. Londra'da veya New York'ta, bir taksiden, taksicinin yorumlarını dinlemeden inmek nadirdir. Ancak Tokyo'da etkileşim asgari düzeyde tutulur. Durumun resmiyeti büyüleyici: Sürücüler jilet gibi takımlar ve beyaz eldivenler giyiyor, araba kapıları otomatik olarak açılıyor ve asla bahşiş beklemiyorlar. Çok geçmeden, bu mesafeliğin sadece kişisel değil, aynı zamanda profesyonel olduğunu keşfettim: 'y ūryō untensha' (mükemmel sürücü) olarak değerlendirilen sürücüler ana istasyonlarda kendi stantlarına ve kabinlerinde özel işaretlere sahip oluyorlar. İnsanlar olarak doğal olarak iletişim kurmaya can atıyoruz, ancak bu küçük kapalı alanda bile sürücü ve yolcu arasındaki çizgi devam ediyor. Çoğu zaman başka bir insana bir metreden daha az mesafede oturmalarına rağmen günlerinin çoğunu sessizce geçiren bu profesyoneller ilgimi çekti."















Tolstoy'un "Who’s Driving Tokyo" isimli sergisi 2021 yazına kadar Londra'da sergilenmekte.