DİYALOG: Murat Yıldırım | Render & Animasyon Sanatçısı



Global tasarım ve sanat dünyasında ses getiren dijital render çalışmalarına imza atan render ve animasyon sanatçısı Murat Yıldırım ile çalışmaları üzerine sohbet ettik.


Murat Yıldırım kimdir?


1989 İstanbul doğumluyum. Beykent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim bölümü 2013 mezunuyum. Uzun süre geleneksel resim yaptıktan sonra, teknik ve sanatsal anlamdaki tüm deneyimlerimi dijital anlamda uyarlamayı amaçladım ve şu anda sadece dijital sanat üretimi yapıyorum.


Resim bölümü okuduktan sonra analog taraftaki bu sanat alanından dijital tarafta render alanına geçişin nasıl oldu?

Aslında analog ve render arasında bir ara geçiş var. Globaldeki oyun çizerlerinin çalışmalarından inanılmaz etkileniyordum. Özellikle Sergey Kolesov, benim dijital sanata geçişimdeki en önemli faktördür. Resim bölümünün ortalarındayken grafik tablet ile dijital resim çizmeye başladım. Bunu yaparken amacım sadece resim çizmekti fakat zaman geçtikçe kendi tarzımı ortaya çıkardığımı hissettim ve bu şekilde birkaç oyun projelerinde Concept Artist olarak görev aldım. Bu yaklaşık 5 yıl kadar sürdü.


Hayali bir dünya yaratıyorsun. Bir nevi insanlar için dijital bir fantezi. Belirli parametrelerin var mı yoksa tamamen sınırları yok sayıp özgür olmayı mı tercih ediyorsun?

Yaptığım işler her ne kadar sıra dışı görünse de bazı çalışmalarımda parametrelerin olması gerektiğine inanıyorum. Genellikle temelde bir fikir ve o fikrin üzerine inşa ettiğim metafor nesneler oluyor. Bu nesneler her zaman benim perspektifimden anlaşıldığı gibi yorumlanamayabilir. Bu yüzden izleyicinin yorulmaması ve herkesin bir anlam yükleyebilmesi bakımından özgür hissederek başladığım çerçevemi zaman zaman daraltmak zorunda hissediyorum.


Seni dijital alandaki işlerinle tanıyoruz ancak bu işlerin tasarım aşamasında analog tekniklerden de faydalanıyor musun?

Analog teknikler olmazsa olmazım. Sanat yapmaya resim çizerek başladığım için bundan kopmam imkansız. Yapacağım işe başlamadan önce sürekli eskiz çiziyorum. Kafamda yarattığım resme ulaştığımı hissettiğimde dijitale geçiyorum, çünkü resimsel nitelikteki çalışmalarda render mekaniği, yap boz mantığıyla sıfırdan başlayarak bir konsepte ulaşılacak dünya değil.


Tasarım anlayışımı üç kelimeyle ifade etmem gerekse şiirsel, estetik ve gerçeküstü olurdu.



Çalışmalarında sürreal kurguların arkasındaki hikayeyi de merak ediyoruz, bundan da biraz bahsedebilir misin?

Bu bazen yaratım sürecindeki ruhsal derinliğimin dışa vurumu olsa da, genellikle farkındalık yaratmayı amaçladığım hikayeler ile insanlara dokunmaya çalışıyorum. Örneğin, özgür hissettiren kavramsal nitelikteki bir çalışmayı aynı zamanda tutsaklık olarak da görebilmeniz mümkün. Bunun gibi iki farklı zıt kavramı dengede tutarak, hikayelerdeki giriş ve sonucu izleyiciye aynı anda göstermeye çalışıyorum.


Furry Artworks serinde dünyanın en meşhur tablolarını inovatif bir şekilde yorumlayışınla, sanatın dönüşümü hakkında düşündürüyorsun. Senin bu konudaki düşüncelerin neler, sanat günümüzde nasıl bir dönüşüm içerisinde?

Günümüzde sanatın eskisi kadar özgün olmadığını düşünüyorum. Yapılmamış bir şey kalmadı, her şey yapıldı. Furry Artworks serisinin küresel anlamda yayılma sebebi de bu. Sanat çıkmaza girdiğinde salt fikri ortadan çıkarıp, herkesin bildiği şeyi dünyada örneği olmayan farklı bir biçimde ortaya çıkardığınız zaman insanlar bunu kabul ediyor. Şu anda sanatın dünyadaki sürdürülebilir döngüsüyle ilgili çok heyecanlıyım fakat gerçek sanatın baskı altıda doğduğuna inancım sonsuz.


Sanat tasarımının, sosyal medyaya girdiği günden itibaren, sadece insanların taleplerine göre işler üreten, herkesin aynı dili konuştuğu bir dijital dünya haline gelmesinden endişe duyuyorum.




Tasarımlarının ses getirmesinde sosyal medyanın önemli bir etkisi var ve sen de bu dünyayı aktif kullanan bir tasarımcısın. Yeni kuşak tasarımcıların sosyal medyayla ilişkisi üzerine ne söylemek istersin?

Sanat artık sadece sergi alanlarında değil, herkesin avuç içinde. Yaptığın işi bir anda milyonlarca insana ulaştırmak mümkün. Klasikleşmiş şekilde düzenli içerik, hedef kitle gibi tamamen sanat ruhuna aykırı ve influeuncer odaklı suni önerilerde bulunmak yerine, çok fazla pratik yaparak, gözlemleyerek, diğer sanatçılardan ilham alarak ve topluluğun ne istediğiyle değil, sadece kendi hayal güçlerinin çizdiği yoldan yürümelerini umuyorum.
Sanat tasarımının, sosyal medyaya girdiği günden itibaren, sadece insanların taleplerine göre işler üreten, herkesin aynı dili konuştuğu dijital dünya haline gelmesinden endişe duyuyorum. Bunun sebebi diğer şeylerde olduğu gibi sanatın da sosyal medyada hızlı tüketilmesi. Günlerinizi alan bir çalışmanın 2 gün sonra unutulma olasılığı var. Böylece sizi sürekli seri üretime teşvik eden bir algoritmanın içinde kendinizi diri tutmalısınız. Seri üretmek insanı geliştirir fakat tekrara düştüğünüzde bu sizi yıpratır.


İlham tazelemek için neler yaparsın?

İlham tazelemek için çoğunlukla atmosferik müzikler dinliyorum. Yürürken hayal kurmak da ilham tekniklerimin arasında. Diğer ilham tazeleme yöntemim de soğuğu hissetmek. Soğuk iklimin sanatçıyı beslediği inancındayım ve bu serinliği hissettiğimde normalden daha fazla içselleşiyorum.

Kendi alanında veya farklı disiplinlerde işlerini merakla takip ettiğin isimler kimler?

Şu anda sadece 3D çalışmalar ürettiğim için bu alanda işlerini en çok beğendiğim Kuhl&Han. Çalışmalarındaki estetikten etkilendiğimi söylemeliyim.



Gelecek için heyecanlı mısın? Planlarında neler var?

Gelecek için hem çok heyecanlı, hem de kaygılıyım. Yaptığım her işi bir öncekinden daha iyi yaparak kendi tarzımda bir standart oluşturmayı hedefliyorum. Uzun vadede bir storytelling video hazırlamayı düşünüyorum. Şu anda belli aralıklarla çalışmalarım sürüyor. Bunların dışında, şu anki bağımsız sanatçı profilimi biraz daha profesyonel hale getirerek çeşitli iş birlikleri sağlamaya çalışıyorum.


©2020 Studio Mercado Media Inc. All Rights Reserved.

Mercado-Logo-A2.gif
  • Instagram