DİYALOG: Halil Ege Doğramacı | Multidisipliner Sanatçı


Halil Ege Doğramacı, Fotoğraf: Serkan Övünç

Figüratif heykeller ve deneyim odaklı yerleştirmeleriyle öne çıkan genç sanatçı Halil Ege Doğramacı ile çalışmaları ve yeni oyun alanı dijital sanat üzerine sohbet ettik.


Halil Ege Doğramacı kimdir? Kısaca kendinden bahseder misin?

1996 yılında dünyaya geldim. Boğaziçi Üniversitesi’nde Sosyoloji bölümünde okurken heykel atölyemi açtım. Farklı medyumlarla görsel üretimler yapan bir sanatçıyım diyebilirim. Yoğunlaştığım alan heykel olmasına rağmen son yıllarda dijital işler de ortaya çıkarmaya çalışıyorum.

Sosyoloji bölümünden mezun olduktan sonra ressam ve heykeltıraş olma serüvenin nasıl başladı?

Boğaziçi Üniversitesi’nin sanat atölyesi üretimimi etkileyen önemli bir alan oldu. Sosyoloji fakültesinden daha çok o sanat atölyesinde vakit geçirdiğimi söyleyebilirim. Eğitim hayatım bittikten sonra ise kendi atölyemi kurdum. Sanırım kira ödemeye başlayınca kendi gözünüzde de başkalarının gözünde de işler bir tık daha ciddileşiyor. Sizi ve kendini geçindirebilen bir modele dönüştüğünde ise bunun sürdürülebilir bir kariyer olduğuna kanaat getiriyorsunuz.

Kendi sanat pratiğini nasıl tanımlarsın?

Bu sorunun benim için zor bir soru olduğunu söyleyebilirim. Bence aynı tarzı, üslubu ve pratiği senelerce sürdürebilmek için biraz sıkıcı bir insan olmak gerekiyor. Bu yönlerinizi tanımlamaya başladığınızda ise sınırlar koymaya başlıyorsunuz. Ben ise tutarsız ve karışık şeyler yapmayı seviyorum.

 

"Aynı zamanda en heyecan verici kısmı da yanılmak. Çünkü yanlışlıkla ortaya çıkan bir şekil, form veya doku daha sonra orijinal bir tekniğe dönüşebiliyor."


 


Çalışmalarında birbirinden farklı malzemeler ile üretim gerçekleştirmenin zorlayıcı ve heyecan verici yanları neler?

Alet ve malzeme tanımak üretimin en keyifli yanı diyebilirim. Karaköy’e gidip dükkânları gezmek bence iyi bir sergiye gitmekten pek farklı değil. Ham malzemeyi ve onu işleyen aletle tanışınca adeta oyunda yeni bir bölüm açılıyor gibi hissediyorum. Daha sonra aklımda bu malzemeyi nasıl işleyebileceğim ile ilgili fikirler geçiyor. Sonrası ise o malzemeyi almak, denemek ve yanılmak. Yanılmak ise çok sık başa geliyor, işin zor yanı da bu diyebilirim. Para ve zaman harcadıktan sonra o malzemeyi çöpe atmak gerçekten zor. Aynı zamanda en heyecan verici kısmı da yanılmak. Çünkü yanlışlıkla ortaya çıkan bir şekil, form veya doku daha sonra orijinal bir tekniğe dönüşebiliyor.


Üretim sürecinden biraz bahsedebilir misin? Analog ve dijital tekniklerin hangisine daha yakınsın?

Dijital alanda üretmeye başlamamın daha çok yeni olduğunu söyleyebilirim. Yaklaşık beş senedir dijital üretimler yapıyorum. Dijital dünyadaki sınırsızlığın özgürleştirici olduğuna inanıyorum. Retinanıza her türlü keyfi yaşatacak görseller çıkabilir ama fiziki üretimdeki hacimsellik ve dokunma hissi sanırım beni heykele daha yakın tutuyor. Tulum giymenin, toz kokmanın ve yorgun uyumanın hazzı çok daha farklı diyebilirim.

Resim ve heykel gibi analog bir dünyadan dijital üretime geçiş sürecin nasıl oldu?

Dijital modellemeye teknik bir fayda için başlamıştım. O dönemde markalar ya da kişiler için komisyonlu bir iş yapacaksam tasarım sunabilmek için Blender programını öğrenmeye başladım. Sonra o dünyanın içinde kayboldum. Bazı dijital ürünler ön tasarımdan çıkıp kendi başına ürünler haline gelmeye başladılar. Animasyon bu dünyanın en ilgi çekici yanı haline geldi. Bir süreç anlatmak ve bunu halen görsellerle yapmak akıl almaz bir şey.


İlham tazelemek için neler yaparsın? Bu alanda veya farklı disiplinlerden merakla takip ettiğin isimler kimler?

Hırdavatçı ve ham maddeci gezmek yeni işler çıkarmamı sağlıyor. Bunun haricinde üreten insanların yanında olmak bence ilham verici ve bu insanları toplu halde görmek çok keyifli. Bu yüzden iki üç ayda bir bu insanları toplayacak bir parti yaratmaya çalışıyorum. Geri kalan ilham kaynaklarım ise kitaplar, sergiler ve tabi ki müzik.
Takip ettiğim birçok sanatçı var, ama içlerinden birisi benim ilk set aşkım diyebilirim: Berlinde de Bruyckere. Belçika’da yaşadığım sırada karşıma çıkmış ve bu işi yapmama sebep olacak kadar beni etkilemiş bir sanatçı.

Gelecek için heyecanlı mısın? Planlarında neler var?

Bu aralar deneyimli olmadığım bir alanda çalışıyorum. Önümüzdeki aylarda kısa kısa animasyonlar yayınlamaya başlayacağım. Heykel konusunda açık hava ve kamusal alanlara birkaç iş yerleştirmek için çabalıyorum. Gelecek ise bugün kadar güzel olursa benim için yeterli.


Mercado Logo