Bilimle Sanatı Birleştiren 3 Asif Khan Tasarımı


Hyundai Pavilyonu, Fotoğraf: Laurian Ghinitoiu

Mimar Asif Khan

Tasarım dünyasında son dönemin dikkat çeken isimlerinden olan Asif Khan, mimariye getirdiği yepyeni duyusal vizyonla henüz 40 yaşına basmadan çok önemli projelere imza attı. Pakistan ve Tanzanya kökenli tasarımcı, mimariyi sanat ve bilimin birleşimi olarak gören ve bu iki unsur arasındaki dengeyi hiçbir projesinde bozmayan projeleriyle tanınıyor. Mimari eğitimini İngiltere’de UCL ve hemen ardından Architectural Association’da alan Khan, kendi ismini taşıdığı stüdyosunu 2007 yılında kurdu. Kültürel binalardan konut projelerine, pavilyonlardan enstalasyonlara çok farklı ölçekte ve işlevde projeleri hayata geçiren ve kariyerinde çok hızlı bir yükselişe sahip olan Khan’ın bilim ve sanatı birleştiren 3 projesini Mercado ekibi derledi.


Dubai Expo Giriş Kapıları

Dubai Expo 2020 Giriş Kapısı


Asif Khan’ın 2020 Dubai Expo için tasarladığı dev giriş kapıları bu senenin başında en çok ses getiren tasarımlardan birisi olmuştu. Pandeminin başlaması ve Dubai Expo’nun 2021 yılına ertelenmesi İngiliz mimar için büyük şanssızlık olsa da ortaya çıkan etkileyici tasarım mimarlık dünyasında uzun bir süre konuşuldu.


“Akılları Birleştirmek, Geleceği Yaratmak” teması altında gerçekleştirilecek olan Dubai Expo’ya girişte ziyaretçilerin karşılayacak olan bu dev geçidin konsepti, bölgede ışığı ve hava akışını kontrol etmek için geleneksel olarak kullanılan “mashrabiya” ögesinin fütüristik bir keşfine dayanıyor. Tamamen ultra hafif karbon fiber kompozit tellerden dokunan bu geçitler 21 metre yüksekliğinde 30 metre uzunluğunda. Tasarlanan üç kapının her biri fuarın üç ana teması olan “Fırsat, Hareketlilik ve Sürdürülebilirlik” bölgelerinden birine açılıyor. Geçitten geçildikten sonra yine Asif Khan tarafından tasarlanan avluyla birlikte sergi alanlarına geçiliyor. Asif Khan’ın bu özel tasarımını görmek isteyenler 2021 yılına ertelenen Dubai Expo için şimdiden yerini ayırttı.




Mega Faces, 2014 Sochi Olimpiyatları

MegaFaces


Belki de ünlü mimarın en sıra dışı projelerinden birisi olan Mega Faces, 2014 Sochi Olimpiyatları için Olimpiyat Parkı girişindeki binanın cephesine yapılan üç boyutlu kinetik bir pavilyon. Rus Telekom şirketi Megafon için yaratılan bu özel cephe, olimpiyat ziyaretçilerinin fotoğraf kabinlerinde dijital taranan yüzlerini, 3 boyutlu olarak yeniden yaratıyor. Basel merkezli mühendislik firması iart ve dijital heykeltıraş Scott Eaton işbirliği ile dünyanın ilk üç boyutlu olarak çalışan büyük ölçekli LED ekranını tasarlayan Asif Khan; heykel, mimari ve üç boyutlu görüntü teknolojilerini birleştirerek daha önce görülmemiş bir ürün ortaya çıkardı.

Esnek bir kumaştan yapılan kurulumun altına yerleştirilen 11.000 aküatör, binanın yan tarafındaki izleyicilerin yüzlerini orjinalinin 3.500 katı kadar büyüterek 8 metrelik dev bir üç boyutlu heykel yaratılmasını sağlıyor. RGB LED ışığı ile kapatılan aküatörler tüm cephede piksel görevi görerek bir görüntünün bir parçası olarak renk değiştirmek için ayrı ayrı kontrol edilebiliyor veya üç boyutlu bir şeklin parçasını oluşturmak için 2 metreye kadar uzatılabiliyor. Mimari ve yeni medya arasındaki bağın ilk örneklerinden olan proje aynı zamanda Asif Khan’ın çılgın fikirlerinin öncülerinden.





Hyundai Pavilyonu


Güney Kore’deki 2018 PyeongChang Kış Olimpiyatları’nde Hyundai için tasarlanan ve tamamen Vantablack VBx2 ile kaplanan pavilyon, dünyanın en siyah yapısı olarak tarihe geçti. Dünya üzerindeki bir noktadan uzaya bakmaya en yakın deneyim olarak tasarlanan yapının parabolik süper siyah cephesinden uzanan ve uzayda asılı bir yıldız alanı yanılsaması yaratan binlerce küçük beyaz ışık çubuğuyla aydınlatılıyor.


Dış cephenin kaplı olduğu Vantablack VBx2, ışığın %99’unu absorbe ederek yansımayı yok ediyor ve insan gözünün herhangi bir yapıyı veya şekli ayırt etmesini imkansız hale getiriyor. Renk, ışık ve derinliğin olmadığı bu durumda, izleyicinin mekan algısı dönüşüyor ve üç boyutlu binanın tamamen düz görünmesini sağlıyor. Uzaktan bakıldığında uzaya açılan bir pencere görünümünde olan yapı, yaklaştıkça görüş alanınızı dolduruyor ve binaya girdiğinizde adeta bir karadelikten geçerek farklı bir uzaya geçtiğiniz hissine kapılıyorsunuz.

Pavilyonun içi ise dışıyla tam bir kontrast oluşturacak şekilde beyaz. Ziyaretçileri her dakikada 25.000 tekil su damlası yayan duyusal bir hidrofobik su tesisatı döşenmiş bir “su odası” karşılıyor. Ziyaretçiler, dokunsal sensörler aracılığıyla su damlacıklarını kontrol edebiliyor ve su damlacıklarının birleşip ayrılmasını sağlayarak ritim yaratabiliyor. Dış cephesiyle evreni hatırlatan, içerisinde ise tek bir su taneciğinin serüveniyle devam eden bu özel pavilyon için Asif Khan’ın mimari ve konsept arasındaki özel ilişkinin gerçek dünyada inşa edilmiş versiyonu diyebiliriz.



©2020 Studio Mercado Media Inc. All Rights Reserved.

Mercado-Logo-A2.gif
  • Instagram