• Yağız Genç

Letonya Pavilyonu Teknolojiyle İlişkimizi Sorgulatıyor



Teknoloji hayatınızın ne kadarını kaplıyor? Günlük ekran süreniz ne kadar? Peki teknoloji yaşam alanlarınızda ne kadar yer kaplıyor? Sıra dışı tarzlarıyla tanınan mimarlık stüdyosu NRJA (No Rules Just Architecture) Venedik Mimarlık Bienali ziyaretçilerini, Letonya Pavilyonunda bu sorulara kafa yormaya davet ediyor.



Letonya Pavilyonunun tasarım ekibi, Venedik Mimarlık Bienali’nin bu yıl için seçtiği soru olan “Birlikte nasıl yaşanır?” sorusunu biraz daha özelleştirerek “Teknolojiyle birlikte nasıl yaşanır?” olarak yorumlamış.


Mimarlık perspektifinden baktıklarında yaşam alanlarımızda teknolojik altyapı elemanlarının gittikçe daha fazla yer kapladığını gözlemlemeleriyle tasarım süreci başlamış. Açık tavanlı bir yapıda kafanızı kaldırdığınızda gördüğünüz borular, kanallar, kablolar, havalandırma elemanları, güvenlik kameraları, yangın sistemleri gibi pek çok teknoloji insanların yaşam alanlarında yaşadıkları problemlere çözüm üretmek için ortaya çıkmıştır. Ancak her teknolojik çözümün bir diğerinin gereksinimini doğurması durumu teknolojiye negatif yaklaşanların endişelerini tetiklemektedir. Bu durumu ele alan ekip, enstalasyonda yaşam alanı ve teknolojiyi bir arada temsil eden bir kurgu ortaya koymuş.



Geçirgen bir karkas içinde yaşam alanı ve teknolojiyi temsil eden alanları ayrı olarak tanımlama fikri enstalasyonun çıkış noktasını oluşturuyor. Teknolojik altyapıyı ifade etmek için kalın siyah borular kullanılan tasarımda yaşam alanı üçgen çatılı klasik ev ikonu formunda bir boş hacim ile ifade ediliyor. Teknolojinin insanlara hizmet etmek için var olmasını sembolize etmek üzere yaşam alanının dış sınırı, siyah boruların uçlarında bulunan ve boşluğa bakan sensörlü ışıklarla sarılı. Boş alanın içinden insanlar geçtikçe onları takip eder şekilde yanan ışıklar teknolojinin interaktif doğasını vurguluyor. Yaşam alanı hacminin dışında kalan alanı kaplayan siyah boruların karmaşası ise günden güne karmaşıklaşan teknolojik sistemleri görselleştiriyor ve tasarım ekibinin deyişiyle ‘teknoloji pesimistlerinin kaygılarını tetikliyor’.



Günümüz yaşam alanlarını saran teknolojilerin, insanların hayatını iyileştirmek için mi yoksa başka teknolojilerin yarattığı sorunları çözmek için mi ortaya çıktığını ve hayatlarımızda yer kapladığını sorgulayan enstalasyonun adı da oldukça kışkırtıcı: “It’s not for you! It’s for the building.” (Senin için değil, bina için!)